MORBİD OBEZ HASTASINA KALP KAPAĞI AMELİYATI

Morbid Obez hastaya göğüs kafesi açılmadan göğüs boşluğundan küçük kesi ile kalp kapağı ameliyatı

Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir  Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, Aort kapak darlığı teşhisi konulan morbid obez hastanın aort kapağı,  göğüs kemiği kesilmeden “Santral kanülasyonlu minimal invaziv” yöntemle göğüs boşluğundan değiştirildi.

Fazla kiloları nedeniyle ameliyat riskli bulundu

Manisa’nın Alaşehir ilçesinde yaşayan  67 yaşındaki Cennet Esen’e nefes darlığı ve  halsizlik şikayetleri ile başvurduğu sağlık kuruluşunda ciddi aort kapak darlığı teşhisi kondu.
Doktorların ameliyat olması gerektiğini söylediği Esen’in Vücut Kitle İndexi: 48,2 kg/mbulundu. Morbid obez olan hastanın  aşırı kilosu nedeniyle göğüs kafesi açılarak klasik yöntem ile gerçekleştirilecek olan ameliyatı büyük risk oluşturuyordu. Cennet Esen, minimal invaziv  aortik kapak cerrahisi konusunda tecrübesi olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi  Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği’ne başvurdu. Burada yapılan tetkiklerin ardından hasta, Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği Öğretim Üyesi Doç.Dr Burçin Abud ve Op.Dr Kemal Karaarslan ile Anestezi Kliniği Öğretim Üyesi Doç. Dr Yücel Karaman ve Uzm.Dr Gizem Muslu dan oluşan ekip tarafından ameliyata alındı. Hastanın göğüs kemiği kesilmeden ve göğüs kafesi açılmadan, kaburgalar arası yaklaşımla göğüs boşluğundan girilerek aort kapağı biyolojik kapak ile değiştirildi. Kanülasyon denilen kalp-akciğer makinası bağlantısı da kasıklardaki damarlar yerine, ameliyat kesisi içinden gerçekleştirildi.

Obez hastalar için en ideal yaklaşım

Yapılan ameliyat hakkında bilgi veren Doç. Dr Burçin Abud, “Obez hastalarda en büyük sorunun ameliyat sonrası dönem olduğunu belirtti. Açılmış göğüs kafesinin tekrar kaynamasının 45 günü bulduğunu kaydeden Dr. Abud  “Bu durum hastalar için 45 gün sırt üstü yatma, kollarını sınırlı şekilde kullanma, yük taşımama ve zorlu iş yapmama anlamına gelmektedir. Normal Vücut kitle indeksine sahip hastalar için bile zahmetli olan bu süreç,  obez özellikle de morbid obez hastalar için çok ızdıraplıdır. Yanlış bir hareket ile kemik kolayca kırılabilmekte, bu durumda da hastaların yeniden ameliyat olması gerekmektedir. Bunun dışında normalde minimal invaziv kalp ameliyatlarında kalp-akciğer makinası bağlantısı kasıklardaki damarlar kullanılarak yapılmaktadır. Obez hastalarda ameliyat sonrası kasıktaki kesi bölgesinin üzerine hastaların göbekleri gelmekte. Buna bağlı bu bölge terlemekte ve hava alamamakta. Zaten kirli bölge olarak tabir edilen kasık bölgesinde nemlenmeye bağlı enfeksiyon gelişmekte, yara açılmaktadır.  Biz hastamızda sternum denilen göğüs kemiğini kesmeden, iki kaburga arası göğüs boşluğundan küçük bir kesi ile ameliyatı gerçekleştirdik. Kanülasyon işlemini de bu kesiden gerçekleştirdik. Böylece hastamıza ameliyat sonrası konforlu bir dönem sağladık. Hastamız ameliyat öncesi gibi kendi ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Kasıklara ve buradaki damarlara da müdahale edilmediği için göbeğin bu bölge üzerine düşmesinin de bir sakıncası yok” diye konuştu

Doç.Dr Yücel Karaman da “Bu operasyon için özel bir anestezik yaklaşım ile hastanın işlem yapılan tarafındaki akciğer havalandırılmadı ve devre dışı bırakıldı. Böylece hem cerrahi işlem için yeterli alan sağlanmış, hem de olası bir akciğer hasarı önlenmiş oldu” dedi.

Özel bir anestezik yöntem kullanıldı
Cennet Esen’in oğlu Mehmet Esen de doktorların ameliyatı çok riskli bulmasına rağmen annesinin  yeniden sağlığına kavuşmasından duyduğu mutluluğu dile getirerek “Annemin bir yıldır rahatsızlığı vardı.  Fazla kiloları nedeniyle ameliyatın riskli olduğunu söylediler ama  doktorumuz bizi cesaretlendirdi. Çok şükür ameliyatı başarılı geçti. Hocamızdan Allah razı olsun tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.   

İlk yorum yapan olun

Bir Yorum Yazın