İSTAHED: ”ASM koşulları gözetilmeden alınan kararlar yanlıştır”

Salgında 2. yılın ortasına geliyoruz. Gecikmeli de olsa elimizde artık yeterince aşımızın olduğunu açılan  aşı grupları sayesinde anlıyoruz. 35 milyon doz aşıyı uygulamış olmakla beraber toplamda 120-140 milyon doza ulaşmayı hedeflediğimiz gerçeğinden hareket edersek yaklaşık 100 milyon doz aşının daha uygulanmayı beklediğini bilerek aşılama stratejimizi gözden geçirmemiz şarttır.

Zira mevcut hali ile özellikle aile hekimliğinde aşılama, her ne kadar yaptığımız her aşıdan büyük bir mutluluk duysak da, büyük bir özveri ile yürütülmeye çalışılmaktadır. Covid 19 aşıları, aile hekimleriniçin ek bir görev olarak büyük bir insani güç harcanmasına sebep olmakla beraber bu ek görevden dolayı oluşan sarf malzeme giderleri konusunda da idareden destek alınmadan yürütülmeye çalışılmaktadır.

Pandemi ile mücadelenin hassasiyeti açısından şimdiye kadar özveri ile çalışmamıza, yükümüzün birkaç kat artmasına rağmen hiçbir pozitif ayrımcılık görmememiz, eksikliklerimizin tamamlanmaması ve Bakanlıkça hala görmezden gelinmemiz önümüzde daha bu kadar yol varken şevkimizin gün be gün kırıldığı da unutulmamalıdır. Mademki elimizde yeterince aşı var ve mademki bu aşıları kısa sürede uygularsak bu trajediden kısa sürede kurtulacağımızı biliyoruz, o zaman aşılama konusunda sahanın yanında durmalı, aşılamayı destekleyecek uygulamalarla personeli de en azından eksiksiz bırakmamalı, teşvikte bulunmalı ve idari desteklerle sahanın bu konuya odaklanmasını sağlamak gereklidir. Kısa ve net cümlelerle anlatmak gerekirse, aşılama kaba güçle değil idari zekayla ve organizasyonla
yapılmalıdır.

Mevcut uygulama ile görülmektedir ki; Bakanlığın personel politikası nedeni ile hemşiresi olmayan aile hekimliklerine personel desteği verilmemektedir, bu dönemi eksik hemşire ile geçirmek imkansızdır.
Aile Sağlığı Merkezlerimizin fiziksel özellikleri ve çalışma şemaları dikkate alınmadan kaba ve ortalama bir yaklaşımla MHRS sistemlerine müdahale edilmektedir. Hep söyledik bir kez daha söylüyoruz; bu şekilde ASM koşullarını bilmeden yaşamadan müdahale COVID 19 pandemi koşullarında kaostan başka bir şey getirmemek ile birlikte ASM’leri bulaş noktası haline getirmek dışında hiç bir işe yaramayacaktır.

Vaka sayılarının 5000 seviyelerinde seyrettiği şu dönemde bu yeni bir pike davetiye çıkarmaktadır. Çok tehlikelidir. Bu uygulama hem çalışanların hem de vatandaşların mağduriyetine sebep olmaktadır. O nedenle MHRS randevu planlarına müdahale edilen arkadaşlarımızın randevuları sistemlerini iptal edip tekrar düzenlemeye ya da aşılama dışında hiçbir sağlık hizmetini vermemelerini öneriyoruz. Bu konuda idareyi de akılcı davranması gerektiği konusunda uyarıyoruz. Akıl ve tecrübe ile hareket etmeliyiz. Bu dönem çok kritik. Bir taraftan vaka sayılarının düşürmeye
devam etmeli diğer taraftan da en hızlı şekilde halkımızı aşılamalıyız. Bu şartları sağlamak için Sağlık Bakanlığına bir kez daha öneriyoruz; *Aşı uygulama merkezleri bir an önce vatandaşın rahat ulaşabileceği konumlarda hayata geçmelidir. Okullar, parklar, meydanlar, aşı çadırları hayata geçirilmeli, aşı kampanyası geniş alanlara ve kitlelere
yayılmalıdır.

* ASM’lerde poliklinik hizmetleri (acil haller dışında) asgari seviyeye çekilmeli, performans garabeti ertelenmelidir.
* Hastanelerdeki aşılama işleri için ayrıca mekan ve personel ayrıldığı ASM’lerde böyle bir imkan
bulunmadığı unutulmamalıdır.
* Her ASM’de gerek personel gerek mekan konusunda aynı koşulların olmadığı, ilişkilerin değişikli,
çalışma prensiplerinin farklı olduğu bilinmelidir.
*Aşılama maksimum devam etmeli, hekim ve aile sağlığı merkezi çalışanlarının zayi stresi olmamalıdır. Aile hekimleri ve aile sağlığı merkezi çalışanları her zaman olduğu gibi işini layıkıyla yapacak ve minimum zayi ile görevini tamamlayacaktır.
*Aşı için gereken sulandırma solüsyonu, enjektörler ve diğer gerekli sarf malzemeler idarece ve fenne uygun biçimde sağlanmalıdır.
* Aşılamanın yükünün maddi ve manevi karşılığı derhal ödenmelidir.

İlk yorum yapan olun

Bir Yorum Yazın